Araştırmacı Yazar Bülent Fevzioğlu ile Sanatçı Turgay Salim Hoşsöz, KOZA programında sanat yolculuklarını ve ortak üretimlerini anlattı
35 yıla uzanan dostluk… KIBRIS TV’de yayınlanan programda araştırmacı-yazar Bülent Fevzioğlu ile sanatçı Turgay Salim Hoşsöz, 35 yıla uzanan dostluklarını, şiirden müziğe uzanan üretim süreçlerini ve kültürel mirası yaşatmayı amaçlayan eserlerini anlattı. Her iki sanatçı da eserlerinin maddi değil, manevi değerinin yüksek olduğunu ifade ediyor.
Aliye ÖZENCİ
Araştırmacı-yazar Bülent Fevzioğlu ile güçlü yorumu ve müzikal birikimiyle tanınan sanatçı Turgay Salim Hoşsöz, KIBRIS TV’de Aliye Özenci’nin sunduğu KOZA programına konuk oldu. Programda; müzik ve edebiyatın, insanın duygu dünyasında kurduğu bağlar ele alınırken, iki sanatçının dostluk temelinde şekillenen üretim süreçleri de izleyicilerle paylaşıldı.
Fevzioğlu ve Hoşsöz, birlikte ortaya koydukları eserlerin ilham kaynaklarını ve sanat anlayışlarını samimi bir dille anlatırlarken, kısa süre önce yayımlanan “Gelenekten Geleceğe – Özgün Kıbrıs Türküleri ve Ağıtları” ile “SÖZ: Bülent Fevzioğlu – Ülkemiz Müzik Tarihi Adına 49 Bestecimizden 195 Eser” adlı kitapları da programda ele alındı. Söz konusu eserlerin yalnızca birer kitap olmanın ötesinde, kültürel mirası geleceğe taşıyan önemli birer arşiv niteliği taşıdığı vurgulandı.
Ayrıca; eserlerin basım sürecine verdiği destekten dolayı da Buray Hoşsöz’e gönülden teşekkür edildi.

Şiirden Müziğe Uzanan
Yolculuk…
Programa başlarken, bir soru üzerine, basın sektöründe uzun yıllar muhabir – yazar olarak emek veren Bülent Fevzioğlu, 1992-93 yıllarında KIBRIS gazetesinde çalışırken, mesai arkadaşı olan merhum Erdoğan Hoşsöz aracılığında, kardeşi Turgay Salim Hoşsöz ile yollarının nasıl kesiştiğini anlattı.
Eğitimci kimliği ve müzik tutkusuyla tanınan Erdoğan Hoşsöz’ün, bir gün Fevzioğlu’nun çalışma masası üzerinde şiirlerini görmesiyle başlayan sohbetin zamanla derinleştiği ifade edildi.
Fevzioğlu; “Sohbetlerimiz ilerledikçe, Erdoğan Hoşsöz bana, ‘Kardeşim Turgay Salim’i tanıyor musun?’ diye sordu. Ben de ismini duyduğumu, yayımlamış olduğu halk müziği kasetlerini dinlediğimi, ancak tanışıklığım ve sohbetim olmadığını söyledim. Bunun üzerine Erdoğan abi, kardeşi Turgay’a götürmek üzere birkaç şiirimi kendisine vermemi istedi. Verdim ve yaklaşık 10 gün kadar sonra elinde küçük bir teyp ve kasetle yanıma geldi. Turgay, ilk kez “Yoğurt Çaldım Çanağa” isimli ve halk müziği formunda yazdığım şiirimi bestelemişti. Çok mutlu olmuştum.” dedi.
FEVZİOĞLU’ndan
Duygulandıran Sözler…
Fevzioğlu sözlerine; “Benim için bu hayattan, iki şekilde göç edilir. Elbette hepimiz bir gün göç edeceğiz. Ancak bana göre bunun, iki yolu vardır: Birincisi, insanın “ölmesi”dir. İkincisi ise” bedensel olarak bu hayattan ayrılması”dır.
“Ölenler”, ömürleri içerisinde bu hayata ne bir virgül ne de iki nokta üst üste katmamış, kazandırmamış, bırakmamış insanlardır; onlar, unutulurlar. Ancak hayata; işte o virgülü o iki nokta üst üsteyi katan ve bırakanlar ise ‘bedensel olarak’ göç edenlerdir ki asla unutulmazlar. Bu gerçeğe en güzel örnekse, Erdoğan ağabeyin kendisidir” ifadesini kullandı.
Hoşsöz ve Fevzioğlu’nun tanışıklığının, dostluklarının ve ortak iş birliklerinin yaklaşık 35 yıl önceye uzandığı ve bu dostluğun temellerinin de merhum Erdoğan Hoşsöz aracılığında atıldığına dikkat çeken Bülent Fevzioğlu, “Bu nedenle biz, sorulmasa bile, ne zaman ki Turgay ile bir araya gelip de dostlarla- arkadaşlarla bir masa etrafında buluştuğumuzda ya da bir radyo veya televizyon programına davet edildiğimizde, mutlaka ve mutlaka Erdoğan abiyi saygıyla, özlemle anarız. Yattığı yer nur olsun” dedi.
Erdoğan HOŞSÖZ’e
Vefa…
Turgay Salim Hoşsöz ise müzik yolculuğunun 8-9 yaşlarında başladığını ve bu yolculukta kendisine ilk Cura’sını abisi Erdoğan Hoşsöz’ün hediye ettiğini, duygulanarak hatırlıyor. “Müzik hayatıma yol almamın tek nedeni, abimdir. İlk hocamdır, ona büyük bir vefa borcum var” dedi.
Bu şekilde; kendisinin bile hiç tahmin etmediği bir yolculuğa başladığını belirten Hoşsöz, Bülent Fevzioğlu ile tanışmasının ve birlikte toplum hafızasına ışık tutacak türküler ve ağıtlar üretmelerinin, hayatı içerisinde bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Abisinden kaynaklı olarak ve çocukluğundan başlamak üzere, gençlik yıllarında da TRT’nin halk müziğine büyük ilgi duyduğunu, anonim eserleri çok sevdiğini belirten Hoşsöz, “Abim Erdoğan Hoşsöz’ün, Bülent Fevzioğlu’nun birkaç şiirini bana getirmesiyle bu süreç başladı. Ben, o güne kadar ya anonim eserleri seslendiriyor ya da radyolardan duyduğum, ezberlediğim Anadolu türküleri okuyordum. Anonim eserlerimiz de elbette değerlidir ama yakın tarihimizin de önemli olduğunu düşünerek ve ‘Önemli olan özdür’ diyerek, bugünün temelleri atıldı. Bülent arkadaşım da sözleri, şiirleri gönderince, 1992-93 yıllarında ben, ilk beste çalışmalarıma başladım.
Aradan geçen 35 yıl sonrasında bugün; Bülent’le birlikte üç albüm (CD) ve üç kitabımız yanında 17 özgün ağıt, 200’e yakın türkü üretmişiz, yazılmış notalarıyla birlikte… Ve bu çalışmalarımız, geçen 35 yıla rağmen hâlâ aynı heyecanla devam etmektedir” dedi.
“Müzik,
Bir Ekip İşidir…”
Fevzioğlu ise konuşmasında; Kıbrıs Türk sosyal yaşam tarihi üzerine araştırmaları ve bu araştırmalarına dayalı olarak 47 kitabı bulunduğunu söyledi.
Sosyal medya takipçilerinin kendisini daha çok “Şair” olarak tanıdığını söyleyen Fevzioğlu, “Oysa benim, bugüne değin yayımladığım kitaplarım arasında yalnızca iki şiir kitabım var” dedi ve şiir ile söz yazarı arasındaki farkı, şöyle anlattı:
“Şiir, tek başına bireysel bir üründür; kişinin kendi duygu ve düşüncelerinin ifadesidir. Müzik ise öyle değildir. Biz, söz yazarı olarak güfteyi yazarız ve bu eser bestecinin önce kalbine – zihnine ulaşır. Daha sonra bestelerle, yorumlarla, notalarla yoğrularak, farklı bir kimlik kazanır. Şiir kitabı tek başına bir çalışmadır; müzik ise bir ekip işidir.”
67 Yıllık Bir Ömrün
Özeti…
Bugüne kadar yayımladığı 50’ye yakın kitabı bulunan Fevzioğlu, ancak, “Gelenekten Geleceğe – Özgün Kıbrıs Türküleri ve Ağıtları” ile “SÖZ: Bülent Fevzioğlu – Ülkemiz Müzik Tarihi Adına 49 Bestecimizden 195 Eser” isimli kitaplarını, “67 yıllık ömrünün en özel kitapları” olarak tanımlıyor.
Fevzioğlu; “Bu son iki kitap, benim, bütün hayatımdır. Öfkelerim, kızgınlıklarım, aşklarım, yalnızlıklarım… Bir insanın kendine ait ne kadar hâli varsa, günlük yaşantımın tüm izleri bu türkülerde ve şarkılarda vardır. Dolayısıyla, uzun yıllardır yayımlamak için zihnimde ve yüreğimde süren, bir büyük hayalimdi” dedi.
Fevzioğlu; müzik eserlerinin kitaplaştırılması sürecine değinirken, uzun yıllardır hayalini kurduğu bu projenin, bestelerin büyük ölçüde notaya alınmamış olması nedeniyle geciktiğini belirtti. Ülkemizdeki nice müzik sanatçılarımızın çok değerli besteler yaptıklarını ve bunları kaset – CD gibi albümlerine taşıdıklarını, ancak bu eserlerin büyük çoğunluğunun notaları ile kayıt altına alınmadığına dikkat çeken Fevzioğlu, bu boşluğu gidermek için yaklaşık 3 yıl boyunca ve büyük bir sabırla çalışmalar yaparak, en azından sözlerini kendisinin yazdığı şarkıları tek tek notalara aldırdığını ve kitaplaştırdığını ifade etti.
BURAY ve BİLGİ’ye
Teşekkür…
Birinci kalite cilt ve baskıyla yayımlanan “SÖZ: Bülent Fevzioğlu” adlı 836 sayfalık büyük boy kitapta 49 besteciden 195 şarkı yer alırken; sözleri besteleyen ve yorumlayan sanatçılarının fotoğraf ve özgeçmişlerine de kitapta yer verilmektedir.
İçerisinde 17 özgün ağıt ve 200 türkünün yer aldığı 350 sayfalık “Gelenekten Geleceğe – Özgün Kıbrıs Türküleri ve Ağıtları” isimli kitapta ise beste ve yorumların tümü, yalnızca, Turgay Salim Hoşsöz’e ait.
Fevzioğlu ayrıca; kitapta yer alan tüm ağıtların yaşanmış öykülerinin de fotoğraflarıyla birlikte okuyucuyla buluşturulduğunu, kaydederken, sözlerinin sonunda, bu iki kitabın yazınsal arşivlerimize kazandırılmasında büyük emekleri olan Turgay Salim’in oğlu Buray Hoşsöz ve kendi oğlu Bilgi Fevzioğlu’na teşekkürlerini iletti.

Turgay HOŞSÖZ:
“Manevi Değeri Yüksek”
Turgay Salim Hoşsöz, oğlu BURAY’ın verdiği destekten duyduğu mutluluk ve gururu ifade ederek teşekkür etti; ortaya çıkan eserlerin, kendisi için maddi değil, manevi açıdan çok büyük değer taşıdığını vurguladı.
Ülke kültürüne sahip çıkmanın önemine dikkat çeken Hoşsöz, türkü formatlı kendi besteleri yanında farklı sanatçılara ait şarkı bestelerinin de notalarıyla birlikte arşivlere – kütüphanelere kazandırılmasının kendileri için tarifi zor bir büyük mutluluk olduğuna vurgu yaptı.
Bülent Fevzioğlu ile birlikte; ülkemizin son yüz yıllık sosyal, siyasal ve kültürel tarihine ilişkin ağıtlar ve türküler ürettiklerini belirten Turgay Salim Hoşsöz, 2010 yılında da yine, notaları olmasa da hikâyelerini bir araya getirdikleri ilk kitaplarını yayımladıklarını anımsattı. Fevzioğlu’nun güçlü kalemine de değinirken, “Gelenekten Geleceğe Özgün Kıbrıs Türküleri ve Ağıtları” adlı ve bir CD albümle birlikte hazırlanan o ilk küçük kitapçığın, bugün, ortaya çıkan tüm eserlerin temelini oluşturduğuna dikkat çekti.
Hoşsöz; “SÖZ: Bülent Fevzioğlu” adlı şarkılar kitabındaki notaların, Bülent Fevzioğlu tarafından maddi bedeli ödenerek Ankara’da konservatuar öğrencisi bir nota yazarına yazdırıldığını, türkü ve ağıtların yer aldığı kendi kitabındaki tüm notaların ise bir halk müziği eğitmeni de olan Hasibe AKSAÇ tarafından yazıldığını söyleyerek, emekleri için teşekkür etti.
